Şarkikaraağaç Meslek Yüksek Okulu ve Gelibolu Piri Reis Meslek Yüksek Okulu Hakkında Herşey

Şarkikaraağaç Meslek Yüksek Okulu ve Gelibolu Piri Reis Meslek Yüksek Okulu Hakkında Herşey

Şarkikaraağaç meslek yüksek okulu ve Gelibolu Piri Reis Meslek Yüksek Okulu

GEMİDEKİ DERVİŞ

Bir gemide bir derviÅŸ vardı. ErliÄŸi kendisine arka yastığı yapmış, ona dayanmıştı. Gemide bir kese altın kayboldu. Herkesi aradılar. Birisi onu da gösterip, ” Bu uyuyan yoksulu da arayalım” dedi. Para sahibi derdinden onu da uyandırdı. ” Bu gemide bir kese kayboldu. Herkesi aradık, bu arayıştan sen kurtulamazsın. Hırkanı çıkar, soyun da senin hakkında kimsenin şüphesi kalmasın” dedi.

DerviÅŸ “Yarabbi, ÅŸu aÅŸağılık kiÅŸileri, kulunu töhmet altına alıyorlar, fermanını eriÅŸtir” dedi. DerviÅŸin gönlü dertlenir dertlenmez hemen denizin her tarafından yüz binlerce baÅŸ çıkardı. Her birinin aÄŸzında bir inci vardı. Ama ne inci? Her tanesi bir memleket haracı. Tanrıdan geliyor, elbette eÅŸi bulunmaz. DerviÅŸ gemiye birkaç inci atıp fırladı, havayı adeta kendisine bir taht edip oturdu. [Devamýný Okuyun...]

İBRAHİM ETHEM’İN KERAMETİ

İbrahim Ethem’den rivayet edilmiÅŸtir; bir yerde deniz kıyısında oturmuÅŸ, o can sultanı, hırkasını dikmeÄŸe koyulmuÅŸtu. Ansızın oraya bir emir geldi. o emir, ÅŸeyhin kullarındandı. Åžeyhi tanıyıp hemen secde etti. Åžeyhin hırka dikmekte olduÄŸunu görüp ÅŸaşırdı. Åžekli de deÄŸiÅŸmiÅŸti, huyu da! Emir, kendi kendisine ” öyle bir ulu sultanlığı terk etti de ÅŸu yoksulluÄŸu ihtiyar etti. Bu ne acayip iÅŸ! Yedi iklim padiÅŸahlığını kaybetsin de yoksullar gibi kendi hırkasını diksin” diyordu. [Devamýný Okuyun...]

İHTİYARLIKTAN

İhtiyarın biri, bir doktora ” Dimağım yorgun, aklım yerinde deÄŸil” dedi. Doktor dedi ki . ” O akıl zayıflığı ihtiyarlıktandır” ihtiyar ” Gözüm de kararıyor” dedi. Doktor “Koca ihtiyar, ihtiyarlıktan” dedi. Adam ” Arkam dehÅŸetli aÄŸrıyor”deyince doktor dedi ki: “A zayıf ihtiyar, ihtiyarlıktan!” Adam ” Ne yiyorsam hazmedemiyorum” dedi. Doktor ” Mide zayıflığı da ihtiyarlıktan” dedi. Adam ” Nefes alırken sıkıntı çekiyorum, nefes darlığım var” dedi. Doktor dedi ki: “Evet, nefes darlığı da ihtiyarlıktan. İhtiyarlayınca insanda iki yüz türlü illet peyda olur.” [Devamýný Okuyun...]

Gelibolu Piri Reis Meslek Yüksek Okulu Hakkında Herşey

2009 Yılında Gelibolu Piri Reis Meslek Yüksek Okulunu Kazanan Öğrenciler Merak ettikleriniz derslerle ilgili tüm notları buradan bulacaksınız Nerden geldiğinizi ve sormak istediğiniz sorularınızı alttaki formdan yazabilir istediğiniz soruya cevap alabilirsiniz

Çanakkale ilimizin şirin ilçesi geliboluda bulunan Gelibolu Piri Reis Meslek Yüksek Okulu Hakkında Herşeyi burdan sizinle paylaşacağız

Kürd Sorunu Çözüm Önerileri

Bugünlerde Kürd sorunu için çeşitli çözüm önerileri getiriliyor bende buna uyarak bazı maddeler halinde Kürd Sorununu çözüm modelini sunacağım

1-Kürd Sorunun Olduğunu Tam Anlamıyla Kabul etmek.

2-Yıllardır Kürt dili üzerindeki tüm baskılar Kaldırılmalı bu hatanın bedeli olarakda devlet tarafından kürd dilinin gelişmesi için gerekli ödenek ayrılması

3-Kürtçe Okullarda 2.Eğitim Dili Olması

4- Kürtçe Köy Ve Şehir adlarının geri iadesi

5-Kürt Kültürü Ve Tarihi Araştırmalarının yapılması

6-Pkk nın Gerillalarını Türkiye sınırı dışına çekmesi ve Savaşı durdurması

7-Kürdistan Bölge Hükümetiyle diyalog kurulması

8-Öcalanın Hapis Koşulları iyileştirilmesi

9-Kürt Şehirlerine Adaletli Allahtan Korkan güvenlik güçlerinin gönderilmesi

10-Kürt Şehirlerine Gerekli Yatırımların yapılması..

Kürtlere düşen bu noktada Kürd diline kültürüne sahip çıkmaları heryerde kürtçe konuşmaları ve bunu her yere yansıtmaları gerekmektedir

HAYRET

Saçı sakalı kır bir adam, iyi bir berberin önüne gider de, “YiÄŸidim, saçımdaki sakalımdaki akları ayır, yol bir yeni gelin aldım der. Berber, adamın sakalını dipten tıraÅŸ ederek kılları önüne kor da der ki: ” benim bir iÅŸim çıktı sen ayırıver!”iÅŸte bunun gibi bu sual ÅŸu da cevabı, artık sen ayırıver!”

Din kaygısı, bunlarla uÄŸraÅŸmaya vakit bırakmaz. Birisi Zeyd’e bir sille vurur. Zeyd de hileye sapıp onu dövmek üzere üstüne saldırınca, adam: ” Dur, senden bir ÅŸey soracağım, cevabını ver, sonra beni döv. Senin kafana vurunca şırak diye bir sestir çıktı. Åžimdi burada dostça senden bir sualim var:
[Devamýný Okuyun...]

Gelibolu Meslek Yüksek Okulu

2009 Yılında Gelibolu Piri Reis Meslek Yüksek Okulunu Kazanan arkadaşlara burdan elimizden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışacağız. Sizin Sorularınız Merak ettikleriniz herşeyi sorabilirsiniz. Burdan Elimizden Geldiği kadar yardımcı olacağız Siz arkadaşlar da Aşağıdaki formdan sormak istediklerinizi sorabilirisinz burdaki arkadaşlarla tanışabilir aranızda fikir alışverişinde bulunabilirsiniz.  Aşağıdaki formdan aramıza katılabilir merak ettiklerinizi sorabilirsiniz

Gelibolu Piri Reis Meslek Yüksek Okulu

2009 Yılında Gelibolu Piri Reis Meslek Yüksek Okulunu Kazanan arkadaşlara burdan elimizden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışacağız. Sizin Sorularınız Merak ettikleriniz herşeyi sorabilirsiniz. Burdan Elimizden Geldiği kadar yardımcı olacağız Siz arkadaşlar da Aşağıdaki formdan sormak istediklerinizi sorabilirisinz burdaki arkadaşlarla tanışabilir aranızda fikir alışverişinde bulunabilirsiniz.  Aşağıdaki formdan aramıza katılabilir merak ettiklerinizi sorabilirsiniz

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Gelibolu Piri Reis MYO Meslek Yüksek Okulu

Mevlanadan Hikayeler

GERÇEK AŞK
Ey dostlar! Bu hikayeyi dinleyiniz. Hakikatte o bizim bu günkü halimizdir
Bundan evvelki bir zamanda bir padiÅŸah vardı. O hem dünya, hem din saltanatına malikti. PadiÅŸah, bir gün hususi adamları ile av için hayvana binmiÅŸ, giderken ana caddede bir halayık gördü. O halayığın kölesi oldu. Can kuÅŸu kafeste çırpınmaya baÅŸladı. Mal verdi o halayığı satın aldı.Onu alıp arzusuna nail oldu. Fakat kazara o halayık hastalandı. [Devamýný Okuyun...]

Gerçek Aşk

Bir dilin bütün sözcüklerini kullansam seni tarif edemeyeceğimi biliyorum.
Ulaşılmaz oldun hep; dokunmak, hissetmek ve dolu dolu yaşamak isterken seni,
Payıma düşen her şeyi erteledim.
Ama erteleyemediğim bir şey vardı, sana benziyordu.
Su olsan dokunduÄŸumda bozulurdun, bozulmayan bir ÅŸeydin…

Gidilecek bir yer olsa sonu olurdu, sonu olmayan bir ÅŸeydin…
Uykuda görülecek bir rüya olsa uyanırdım, beni rüyamdan uyandırmayacak bir ÅŸeydin…
Simsiyah saçların olsun istiyorum, ama bahtın deÄŸil…
O gün seni gözlerinden, Anafatmadan, üç ırmağın birleştiği yerinden öpeyim desem, aklına ırmaklar gelir.
Düşün ki yılan dağından aşağı iniyoruz ve dünyada sadece iki kişilik türkü kalmış, onu söylüyoruz.
Öyle bir ÅŸeysin sen…
Seni düşündükçe yoruluyorum desem dünyanın en büyük yalanı olur.
Yalanım yok…

Bu günden yarına ne kalır bilmem, ama sen kalırsın tıpkı yatağı deÄŸiÅŸmeyen bir ırmak gibi…
Yaşadıklarımız azdı, zamana sığmadık yaşamak isterken her şeyi.
Bu gün şarkı söylüyorsam, o gün şarkı değil, şarkı gibi seni yaşamak isterim.
Halkıma benziyordun, bir yanın göç, bir yanın toprak kokuyordu hep.
Gezmediğim yerin kalmadı, bazen yasaklandın bana, bazen suç gibi boynumda taşıdım seni.

Yedi telli sazımla bile tam anlatamadım.
Sen bir uçurum gülüydün, ellerimi her uzattığımda bin kırıkla geri döndüm.
Yasaların bile tanımlayamadığı bir şeydin sen.
Haritalara sığmazdın, her ülkede bir başka gülüyordun, uzundun, inceydin, dokunduğumda nereli olduğumu seninle hatırlardım.
Bana hep kendimi hatırlatan bir ÅŸeysin sen…
Uzaksın, yakınsın, özlenensin ama bugün deÄŸil, yarın gibi bir ÅŸeysin sen…

Bugün her şeyi değiştirmek için çabalarken, sen değişmeyen olarak duruyorsun karşımda.
Kabul ediyorum. Dünyaya bu kalsın, ama sen bilme…
Dünyada kaç iklim, kaç zulüm, kaç ölüm var? Bir seni bunların karşısına koymak nasıldır bilemezsin.
Bilme!..

Bugün her ölümle biraz ölürken, seni düşündükçe hayata dönüyorum yeniden.
Gecenin en karanlık yerindeyim, bir sigara ateşinin aydınlattığı kadar ışık bile olsan yine de istiyorum seni.
Sadece benim seni anladığım, kimsenin unutmamak için defterine not düşmediği, ama hayatımda hep bir dipnot olarak kalan kendi yasaklarım gibi unutmuyorum seni.

Dağları delmiyorum, inmek istiyorum oralardan.
Hepiniz gibi aynada saçlarımı taramak, günaydın der gibi sokağa fırlamak ve şarkı söylemek istiyorum sana.

Adına aÅŸk diyorlar, gelecek diyorlar… Bana yetmiyor. Her ÅŸarkımda sana bir adım daha yaklaÅŸmak istiyorum.
Bir baÅŸka dilden seviyorum, kırmızıdan daha uzundur…

Gelincikler gibi bir mevsim değil, dört iklim, köşe bucak, kim ne derse desin geri dönecek yerim yok, bir kentin ortasında
çığlık çığlığa bağırarak tek başına kalsam da yine seviyorum seni.
Bu bir suç duyurusudur, kendimi ihbar ediyorum